Üniversite Tercihleri Anne-Baba Rehberi

Biliyoruz ki her anne-baba çocuğu için en iyi, en sağlıklı ve doğru olanı ister. Her anne-baba maddi imkanlarının elverdiği oranda sonsuz imkan tanır, yemez yedirir, giymez giydirir ve hatta sınav sürecinde yemez-içmez-giymez derse/dershaneye gönderir.

“Hadi kızım ders çalış”, “oğlum hocanın verdiklerini bitirdin mi?”, “bilgisayarla ilgilendiğin kadar iki soru daha çözsen, bak pişman olacaksın”, “matematikten bu kadar ders alıyorsun nasıl olmuyor, anlamıyorum” ve benzeri monologlar içinde geçen bir sene geçirdiyseniz okumaya devam edin.

Puanlar açıklandığında da “oğlum mühendisliklere yetmiyor mu?”, “bari işletme oku da en azından iş alanı kapsamlı”, “öğretmen olursan hayatın kurtulur bak”, “tıbba yetmiyor, tabii çalışmadın”, “kimyaya puanın yetiyor açıkta kalacağına bari onu yaz” ve benzeri monologlar devam ediyorsa, durum ciddi.

Öncelikle unutmayın, sınav başarısı hayat başarısı değildir. Bu sınav sistemi zaten en başından hatalı ve öğrencilerin ruhsal sağlığına zararlıdır.

İkinci olarak, o bölümü hayatının en az 4 yılını vererek okuyacak, sonrasında o bölümün mezunu olarak hayata atılmaya çalışacak ve hayatının geri kalanında da o mesleği günde 8-9 saat icra edecek olan siz değilsiniz, çocuğunuz. Bu yüzden gönlünde ne olduğunu ona sorun, kendini nerede ve ne yaparken gördüğünü sorun. Sorun ki çocuğunuz unuttuğu hayal etme kasını az da olsa çalıştırsın.

Soruyoruz ama cevap alamıyoruz diyorsanız iki sebebi olabilir. Birincisi bu hengame arasında çocuğunuzun kendini/meslekleri tanıma fırsatı olmamıştır ve gerçekten ne istediğini bilmiyordur. Bu durumda bilimsel yöntemlere başvurmak ve mesleki ve yaşamsal ilgi alanlarını, motivasyonel ihtiyaçlarını ve ideal çalışma ortamının ne olduğunu ölçmek gerekir.

İkincisi ise, SİZİN beklediğinize inandığı şeyler karşısında şaşkındır, korkuyordur ve kendisini ifade edemiyordur. İstediği şey sizin tarafınızdan onay alır mı bilemediği ve almazsa olacakları deneyimlemek istemediği için susuyor ve içine kapanarak mutsuz ve başarısız bir yetişkin olma yolunda ilk adımlarını atıyordur.

Ve biliyoruz, sizin onu bastırmak, susturmak ve mutsuz etmek gibi bir niyetiniz olmadığı gibi, sadece onun başarılı, mutlu ve kendi ayakları üzerinde duran bir yetişkin olması için feda edemeyeceğiniz şey yok. Bu noktada devreye “iletişim” ve “algılar” giriyor.

Bir öğrencimiz vardı, annesi kendisinden iki yıl önce tıbbı kazanmış bir yakınlarından büyük bir gururla bahsederken, kız mutfaktan yiyecek bir şeyler almaya giriyor. Anne tam bu arada lafını kesip “kızım hala dolanıyor musun? Saat kaç oldu bak, matematik hocan gelecek bir saate” diyor.

Ne var bunda diyeceksiniz? Çok şey var. O çocuk tamamen iyi niyet barındıran bu cümleyi şöyle algılamıştı “annem benim tıp okumamı istiyor. Bana bunu açıkça söylemiyor ama insanlara bahsediyor. Tıbba giremezsem onun gözünde hiçbir şey başarmış olmayacağım. Ne kadar çalışsam da ona yetemiyorum, 3 test bitirip dinlenmek için mutfağa gitsem o bana kızıyor, benim çalışmadığımı düşünüyor. Tıbba giremezsem bana tembellik yaptığımı ve o yüzden başaramadığımı söyleyecek.”

Ve sonuçta çocuğun istediği zaten tıp değildi, ancak annesinin taktir ettiği şey bu olduğu ve açık iletişim kurulmadığı için kadın, çocuğunun tıp istediğini sanıyordu. Çocuk ise annesi onu da sevip taktir etsin diye hayatı boyunca mutsuz ve muhtemelen başarısız olacağı bir şey için kurdeşen döküyordu. Merak etmeyin, kızımız şuanda uluslararası ilişkiler 2. sınıfta ve master alanını da belirlediği için seçmeli derslerini ona göre alıyor.

Siz çocuklarınıza “gerçekten” ne istediğini soruyor musunuz? Çocuklarınız kendisini ne kadar tanıyor? Meslekleri ne kadar tanıyor? Acaba sizden ne kadar ve nasıl etkileniyorlar?

Birkman Metodu Türkçe raporları tanıtımları kapsamında, 31 Temmuz 2017 tarihine kadar tüm lise ve üniversite öğrencileri 2 seans Birkman Metodu Kariyer Koçluğu ve Meslek Seçimi raporlarından indirimli olarak yaralanabilecek. İndirimlerden faydalanmak veya daha fazla bilgi almak için bana [email protected] adresinden veya +90 535 899 9570 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

No Comments

Post A Comment